
Alman barış araştırmacılarından "savaş baronları" endişesi
PolitikaTürkiyeAlman barış araştırmacılardan "savaş baronları" endişesiDW Türkçe08.06.20268 Haziran 2026Almanya'da açıklanan 2026 Barış Raporu'nda kurallara dayalı düzeninin çökmekte olduğu uyarısında bulunuldu. Putin,...
No Meeting by June 30 — Where will Trump and Putin meet after that?
Dünya gündeminden kritik gelişmeler geliyor. PolitikaTürkiyeAlman barış araştırmacılardan "savaş baronları" endişesiDW Türkçe08. 20268 Haziran 2026Almanya'da açıklanan 2026 Barış Raporu'nda kurallara dayalı düzeninin çökmekte olduğu uyarısında bulunuldu. Putin, Trump ve Netanyahu'nun uluslararası hukuku hiçe sayan yeni "savaş baronları" olduğu ifade edildi.
Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçmişte birbirlerinden övgüyle söz etmiş iki liderFotoğraf: ZEDReklamAlmanya'nın önde gelen dört barış araştırma enstitüsünün hazırladığı ortak raporda, kurallara dayalı düzeninin giderek çökmekte olduğu uyarısı yapıldı. Bugün Berlin'de tanıtımı yapılan 2026 Barış Raporu'nda, hükümetlerin uluslararası kuralları hiçe sayan ve kendi çıkarlarını korumak için şiddete başvuran "savaş baronları" gibi bir tutum içinde olmasından duyulan endişe dile getirildi. Savaş yeniden "normal" bir araç haline geliyor Barış Raporu'nun tanıtımı için düzenlenen toplantıda konuşan Bonn Uluslararası Çatışma Araştırmaları Merkezi'nden (BICC) çatışma araştırmacısı Conrad Schetter, "Modern savaş baronlarının uluslararası hukuku hiçe sayarak uluslararası düzeni içten çürüttüğünü" söyledi.
Gelişmelerin Detayları
Schetter, bu yeni "savaş baronları"nın somut örnekleri olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'yu gösterdi. Leibniz Barış ve Çatışma Araştırmaları Enstitüsü'nden (PRIF) Nicole Deitelhoff ise "Savaş, güç kullanmanın ve çıkarları dayatmanın sıradan bir aracı olarak yeniden yüceltiliyor" dedi. Deitelhoff, söz konusu çıkarların toplumsal yarar değil, kişisel ya da ticari çıkarlar olduğunu vurguladı.
Barış raporunun yıllardır kurallara dayalı uluslararası düzenin çöküşü konusunda uyarıda bulunduğunu hatırlatan Deitelhoff, "Artık o noktadayız. Bu çöküşün içindeyiz" ifadesini kullandı. Üç isimde ortak payda Hamburg Üniversitesi Barış Araştırmaları ve Güvenlik Politikası Enstitüsü'nden (IFSH) Ursula Schröder, Putin, Trump ve Netanyahu vakalarının birbirinden bağımsız olduğunu ve doğrudan eşitlenemeyeceğini belirtti.
Bununla birlikte bu üç ismin davranışlarında belirgin bir ortaklık bulunduğunu ifade eden Schröder, şiddetin, kendi nüfuz alanını genişletmek de dahil olmak üzere "sıradan bir siyaset aracı" olarak kullanıldığını ifade etti. Schetter ise büyük donör ülkelerin kalkınma işbirliği ve insani yardımdan çekilmesinin kriz dinamiklerini daha da derinleştirdiğine dikkat çekti. "Gıda krizleri şimdiden ağırlaşıyor, temel hizmetler eriyor ve sosyal güvenlik ağları parçalanıyor" diyen Schetter, bu bağlamda Kongo'daki Ebola salgınının yayılmasına işaret etti.
Bu haber, küresel gündemin en önemli başlıkları arasına girdi.





