
Kuyu tipi: Deniz Göktaş'ın gönderildiği cezaevi neden tartışılıyor?
Hukuk ve AdaletTürkiyeDeniz Göktaş'ın gönderildiği "kuyu tipi" cezaevi nedir?Pelin Ünker06.07.20266 Temmuz 2026Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne sevk edilmesi, kamuoyunda "kuyu tipi"...
July 31 — İsrail x Hizbullah ile kalıcı barış anlaşması...?
Küresel gündemde öne çıkan son dakika haberi: Hukuk ve AdaletTürkiyeDeniz Göktaş'ın gönderildiği "kuyu tipi" cezaevi nedir? 20266 Temmuz 2026Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne sevk edilmesi, kamuoyunda "kuyu tipi" olarak anılan yeni nesil yüksek güvenlikli cezaevlerine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. görsel: Silivri cezaeviFotoğraf: Mehmet Guzel/AP Photo/picture alliance ReklamKomedyen Deniz Göktaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" ile "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlamalarıyla tutuklandıktan sonra, önce İstanbul'daki Metris Cezaevi'ne, ardından Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne sevk edildi.
Göktaş'ın sevk edildiği Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi, kamuoyunda "kuyu tipi" olarak adlandırılan yeni nesil yüksek güvenlikli infaz kurumlarından biri. Bu cezaevleri son yıllarda mahpusların açlık grevleri ve insan hakları örgütlerinin hazırladığı raporlarla gündeme gelirken, tartışmalar başka bir cezaevine sevk edilme talebiyle açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu'nun 5 Temmuz'da yaşamını yitirmesiyle yeni bir boyut kazandı. Neden "kuyu tipi" deniliyor?
Gelişmelerin Detayları
"Kuyu tipi" cezaevi, mevzuatta yer alan resmi bir tanımlama değil. Bu ifade, mahpuslar, avukatlar ve insan hakları örgütleri tarafından 2021'den itibaren hizmete giren bazı yüksek güvenlikli cezaevlerinin mimarisini ve tutulma koşullarını tarif etmek için kullanılıyor. Bu tanımlamanın neden kullanıldığına ilişkin en dikkat çekici anlatımlardan biri, Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'dan geldi.
İBB davasındaki savunmasında cezaevinin fiziksel yapısını anlatan Pehlivan, avlunun yaklaşık beş metre genişliğinde, çevresindeki duvarların ise 13 metre yüksekliğinde olduğunu belirterek "Kendinizi hep kuyunun dibinde hissediyorsunuz. Akşam olduğunda da o kuyunun kapağı kapatılmış gibi hissediyorsunuz" dedi. Yaz aylarında dahi güneşin zemine değil yalnızca duvarlara vurduğunu söyleyen Pehlivan, bu nedenle söz konusu cezaevlerinin kamuoyunda "kuyu tipi" olarak anıldığını ifade etti.
Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet PehlivanFotoğraf: ANKA İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi'nin 29 Ağustos 2025'te Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne yaptığı ziyaret sonrasında hazırladığı rapor da benzer bir tespitte bulunuyor. Beş tutukluyla yapılan görüşmelere ve farklı yüksek güvenlikli cezaevlerinden gönderilen başvurulara dayanan raporda, mahpusların cezaevini kendilerinin "kuyu tipi" olarak tanımladığı belirtiliyor. Raporda ayrıca Adalet Bakanlığının verilerine atıfla Türkiye'de 23 yüksek güvenlikli, 13 Y tipi ve yedi S tipi cezaevi bulunduğu aktarılıyor.
İstanbul Barosu, raporunda bu cezaevlerinin F tipi cezaevlerinin devamı niteliğinde olduğu ve tecrit ile izolasyonun daha ağır biçimde uygulandığı değerlendirmesinde bulunuyor.
Gelişme, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Diplomatik çevreler konuyu dikkatle izliyor.





