
Türkiye-AB ilişkileri: Son gelişmeler neye işaret?
Politika Türkiye Türkiye-AB ilişkileri: Son gelişmeler neye işaret? Gülsen Solaker 27.04.2026 27 Nisan 2026 Türkiye-AB ilişkileri yeniden mercek altında. Son dönemdeki gelişmelerin neye işaret ettiği tartışılmaya devam...
No Meeting by June 30 — Where will Trump and Putin meet after that?
Dünya gündeminden kritik gelişmeler geliyor. Politika Türkiye Türkiye-AB ilişkileri: Son gelişmeler neye işaret? 2026 27 Nisan 2026 Türkiye-AB ilişkileri yeniden mercek altında. Son dönemdeki gelişmelerin neye işaret ettiği tartışılmaya devam edilirken Ankara Avrupa ülkeleri ile ilişkilerini ikili bazda geliştiriyor.
Türkiye ve Avrupa Birliği bayrakları. Fotoğraf: Epa_Tolga Bozoglu/dpa/picture alliance Reklam Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde ardı ardına yaşanan gelişmelerin neye işaret ettiği tartışılmaya devam ediliyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen 'in 19 Nisan'da Hamburg'daki bir toplantıda Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı cümlede anması krize yol açmıştı.
Gelişmelerin Detayları
Von Der Leyen, AB genişlemesine verdiği desteği anlatırken, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki; Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin" açıklamasını yapmıştı. Ancak tepkilerin ardından AB Komisyonu Sözcülüğü Leyen'in açıklamasını düzelterek, "Türkiye bölgede ekonomik ve siyasi açıdan tartışmasız bir ortaktır" demişti. Kıbrıs'ta geçen hafta düzenlenen gayri resmi liderler zirvesinin Türkiye olmadan düzenlenmesi de von der Leyen'in açıklamalarının ardından geldi.
Peki Avrupa'dan gelen bu "karışık sinyaller" neye işaret ediyor? AB analisti ve Kıdemli Danışman, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi Genişleme Aday Üyesi Ayşe Yürekli. Fotoğraf: Ayşe Yürekli/Privat AB, Türkiye ile ne tür bir ilişki istiyor?
Von der Leyen’in açıklamasının etkileri sürerken diğer bazı gelişmeler de Türkiye-AB ilişkilerinin yönünü tartışmaya açmış durumda. 'ye konuşan Brüksel bazlı AB analisti ve Kıdemli Danışman, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi Genişleme Aday Üyesi Ayşe Yürekli, son bir haftada olumsuz bazı gelişmelerin birbirini takip ettiğini söyleyerek, şuna işaret ediyor: "Bu tabi ki Türkiye tarafında bence en çok da AB'yi isteyen, destekleyen, bu yolculuğa baş koyan veya umut besleyen kesimleri umutsuzluğa ve hayal kırıklığına sürükledi. " Yürekli, Türkiye'de AB tartışmasının genellikle "bizi alacaklar mı almayacaklar mı" ekseninde döndüğünü vurgulayarak, "Ancak bu yaklaşım, bizi oldukça dar bir yorum zeminine hapsediyor; Avrupa'da ve AB içinde yaşanan dönüşümleri ve karşı karşıya oldukları ciddi sınamaları yeterince görmemizi engelliyor" diyor.
Yürekli'ye göre AB şu anda Türkiye ile ilişkisini de etkileyen üçlü bir baskı altında ve bunlar şöyle sıralanıyor: "Bunlardan ilki ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde iyice belirginleşen ve ABD'nin Avrupa güvenliğine angajmanının zayıflayabileceğine dair verilen sinyaller. İkincisi, Çin'in devlet destekli üretim modeli karşısında Avrupa'nın üstünde oluşan ciddi rekabet baskısı. Üçüncüsü ise Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın yarattığı güvenlik tehdidi algısı ve bunun sonucunda hızla yükselen savunma maliyetleri.
Gelişme, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Diplomatik çevreler konuyu dikkatle izliyor.





