
72 saat içinde ölüme götüren sırrın hikâyesi: Sükût Taşı - Uyanış
Anasayfa Kültür Sanat Haberleri 72 saat içinde ölüme götüren sırrın hikâyesi: Sükût Taşı - Uyanış08.06.2026 - 13:41Güncellenme Tarihi08.06.2026 - 13:41 WhatsApp Gazeteci ve yazar Sercan Dinç'in ilk romanı "Sükût Taşı -...
No Meeting by June 30 — Where will Trump and Putin meet after that?
Son dakika bilgilerine göre, Anasayfa Kültür Sanat Haberleri 72 saat içinde ölüme götüren sırrın hikâyesi: Sükût Taşı - Uyanış08. 2026 - 13:41Güncellenme Tarihi08. 2026 - 13:41 WhatsApp Gazeteci ve yazar Sercan Dinç'in ilk romanı "Sükût Taşı - Uyanış", İkinci Adam Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı.
Bilim kurgu, gizem ve zaman kavramını özgün bir kurguda buluşturan roman, İstanbul'dan Gelibolu'ya, Kaz Dağları'ndan Fransa'daki esrarengiz laboratuvarlara uzanan sürükleyici bir hikâye sunuyor. Görünürde bir salgınla başlayan olaylar, zamanın kendisiyle ilgili unutulmuş bir sırrın kapılarını aralıyor. İlk bakışta sıradan bir bilimsel keşif gibi görünen bu taşın ardından açıklanamayan ölümler yaşanıyor.
Gelişmelerin Detayları
Kurbanların sol ellerinde beliren küçük bir izin ardından yalnızca 3 gün içinde hayatlarını kaybetmeleri bilim dünyasını alarma geçiriyor. Olaylar kısa sürede küresel bir krize dönüşürken, Fransa'daki CRX Laboratuvarı'nda çalışan Türk bilim insanı Mert Kaan Demir, yaşananların bilinen hiçbir hastalıkla açıklanamayacağını fark ediyor. Ancak geride bıraktığı birkaç ipucu dışında ondan haber alınamıyor.
İstanbul'da biyoloji öğrencisi Aylin Türkmen'in kapısına ulaşan gizemli bir paket ise olayların seyrini tamamen değiştiriyor. Paketin içinden çıkan bilgiler, Aylin'i insanlık tarihinin en büyük sırlarından birinin peşine düşürüyor. Araştırmalar derinleştikçe ortaya çıkan gerçekler, yaşananların bir salgından çok daha fazlası olduğunu gösteriyor.
Çünkü karşısında yalnızca açıklanamayan ölümler değil, zamanın kendisiyle ilgili unutulmuş bir sır bulunuyor. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyinGelibolu'nun sisli kıyılarından Kaz Dağları'nın gizemli geçitlerine uzanan yolculuk boyunca kadim semboller, kayıp kayıtlar, unutulmuş bilgiler ve insanlığın geçmişine ait izler bir araya geliyor. Aylin ve arkadaşları yalnızca bir felaketin nedenini değil, aynı zamanda insanın zamanla olan bağını da sorgulamak zorunda kalıyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Bilim kurgu ile gizemi bir araya getiren Sükût Taşı, yalnızca bir macera romanı değil; hafıza, zaman, insanlık ve bilinmeyen üzerine kurulan çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Uluslararası yapımlarla kıyaslanabilecek atmosferi ile eser, okurları daha ilk sayfadan itibaren cevaplardan çok soruların peşinden gitmeye davet ediyor. Sercan Dinç, romanın çıkış noktasını şu sözlerle anlatıyor:"Sükût Taşı'nın çıkış noktası aslında iki farklı düşünceye dayanıyor.
İlki tamamen kişisel bir duyguydu. Kızımın ne kadar hızlı büyüdüğünü fark ettiğim bir dönemdi. Zaman kavramı üzerine daha fazla düşünmeye başladığımı fark ettim.
Gelişme, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Diplomatik çevreler konuyu dikkatle izliyor.





