
'Bilim kurgu gibi': Yeni bağışıklık sistemi tedavileri kanserle nasıl savaşıyor?
News, Türkçe İçeriğe götür Haberler Kategoriler Haberler Türkiye Ortadoğu Rusya-Ukrayna Savaşı Ekonomi Sağlık Bilim Teknoloji Türkiye Ortadoğu Rusya-Ukrayna Savaşı Ekonomi Sağlık Bilim Teknoloji 'Bilim kurgu gibi': Yeni...
No Meeting by June 30 — Where will Trump and Putin meet after that?
Son dakika bilgilerine göre, News, Türkçe İçeriğe götür Haberler Kategoriler Haberler Türkiye Ortadoğu Rusya-Ukrayna Savaşı Ekonomi Sağlık Bilim Teknoloji Türkiye Ortadoğu Rusya-Ukrayna Savaşı Ekonomi Sağlık Bilim Teknoloji 'Bilim kurgu gibi': Yeni bağışıklık sistemi tedavileri kanserle nasıl savaşıyor? Kaynak, Emmanuel Lafont/ 71 yaşındaki Maureen Sideris, 2008 yılında kalın bağırsak kanseri tedavisi görürken ameliyat olmak zorunda kaldı. Tedavisi başarılı oldu ama ameliyat sonrası iyileşme süreci oldukça zorlu geçti.
New York'ta yaşayan Sideris'e 14 yıl sonra da yemek borusu kanseri teşhisi kondu. Bu kez klinik bir deney yoluyla gördüğü tedavisi çok farklıydı. Her üç haftada bir, New York'taki Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi'ne gidiyor, dostarlimab adlı bir ilaç enjekte ediliyordu.
Gelişmelerin Detayları
Sadece dört aylık tedaviden sonra, Sideris'in tümörü ameliyat, kemoterapi veya radyasyon olmadan ortadan kayboldu ve tek büyük yan etkisi de yorgunluğa yol açan böbrek üstü bezi yetmezliğiydi. Sideris tedavi için "İnanılmaz, sanki bilim kurgu gibi" diyor. Sideris, bir asırdan fazla süren geliştirme sürecinin ardından ivme kazanan bir tedavi yöntemi olan ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesini amaçlayan immünoterapiden faydalanan ve sayıları giderek artan kanser hastasından biriydi.
Teksas'taki MD Anderson Kanser Merkezi'nden cerrahi onkoloji profesörü ve immünoterapi araştırmacısı Jennifer Wargo "Duygulanıyorum, tüylerim diken diken oluyor" diyor. "İnsanlar bu tedaviyle yaşıyor ve kaliteli bir yaşam sürüyorlar. " ABD'de immünoterapi gelişimini destekleyen kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Parker Kanser İmmünoterapi Enstitüsü'nün baş yöneticisi Karen Knudsen de, vücudun "kendisine benzemeyen hücreleri tespit etme ve ortadan kaldırma" konusunda doğal bir yeteneğe sahip olduğunu söylüyor.
Her şey yolunda giderse bu yetenek kanserli hale gelen hücreleri hedef alıyor. Ancak bazen kanser hücreleri bu savunma sistemini atlatıyor ve tehlikeli, kontrolsüz bir büyümeye yol açıyor. Saklanıyorlar ve çevrelerindeki sağlıklı hücrelerden ayırt edilemez durumdalar.
İmmünoterapinin amacı da bağışıklık sisteminin durumu görebilmesi için bu kanser hücrelerinin maskesini kaldırmak. Bağışıklık sisteminin savunmasını güçlendirerek kanserli hücreleri bulup, yok etmesini sağlıyor ve inanılmaz potansiyel sonuçları beraberinde getirebilir.
Gelişme, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Diplomatik çevreler konuyu dikkatle izliyor.





