
Türkiye’nin Yarım Asırlık Çip Rüyası Gerçek Oluyor
Teknoloji Haberleri AI ile Özetle Türkiye’nin Yarım Asırlık Çip Rüyası Gerçek Oluyor Yongatek tarafından geliştirilen yerli mikrodenetleyici "Çelik" ve "Saka" işlemcileri tasarım sürecini tamamladı. 2026 yılında seri...
Anthropic — What company has the best second artificial intelligence model at the end of June?
Yapay zeka sektöründen kayda değer bir gelişme: Teknoloji Haberleri AI ile Özetle Türkiye’nin Yarım Asırlık Çip Rüyası Gerçek Oluyor Yongatek tarafından geliştirilen yerli mikrodenetleyici "Çelik" ve "Saka" işlemcileri tasarım sürecini tamamladı. 2026 yılında seri üretimi planlanan çipler, Türkiye'nin 50 yıllık yarı iletken hayalini gerçeğe dönüştürüyor. Ender Öztürk 5 Mayıs 2026 Türkiye’nin yarı iletken serüveninde tarihi bir eşik daha aşılıyor.
Beko ve Yongatek Microelectronics iş birliğiyle geliştirilen yerli mikrodenetleyici “Çelik” ve eFPGA mimarili “Saka” işlemcileri, tasarım sürecini tamamlayarak “Tape Out” aşamasına ulaşıyor. Bu terim, çiplerin tasarımının bittiği ve seri üretim için fabrikaya gönderilmeye hazır olduğu anlamına geliyor. 2026 yılında seri üretimine başlanması hedeflenen bu çiplerin, ilk etapta milyonlarca ev aletinin kalbinde yer alması ve Türkiye’yi bu alanda küresel bir oyuncu haline getirmesi planlanıyor.
Teknolojik Detaylar
Teknik Özellikler: Çelik ve Saka Neler Sunuyor? Yongatek ve Beko’nun üzerinde çalıştığı Çelik MCU (Mikrodenetleyici), modern teknoloji dünyasının en popüler açık standartlarından biri olan 32-bit RISC-V mimarisini temel alıyor. İşlemci, tek çekirdekli yapısıyla özellikle enerji verimliliği ve maliyet dengesi gözetilerek tasarlanıyor.
Çelik’in teknik detaylarına baktığımızda, 128 KiB Flash bellek, 64 KiB RAM ve 32 KiB ROM gibi donanım özelliklerine sahip olduğunu görüyoruz. 24 MHz ile 50 MHz arasında çalışma frekansına sahip olan bu çip, -20 ile 85 derece arasındaki geniş bir sıcaklık aralığında sorunsuz çalışabiliyor. Bu dayanıklılık, çipin sadece ev aletlerinde değil, endüstriyel çözümlerde de kullanılabilmesinin önünü açıyor.
Diğer yandan Saka FPGA, programlanabilir bir yapı sunarak daha esnek kullanım alanları hedefliyor. RISC-V tabanlı bir mikrodenetleyici ile entegre edilen bu eFPGA mimarisi, ölçeklenebilir bir yapı sunuyor. Saka da tıpkı Çelik gibi 24-50 MHz frekans aralığında çalışıyor ve farklı mantık bloklarını destekleyerek çeşitli uygulama devrelerine uyum sağlıyor.
Sektörel Yansımalar
Bu iki çip, Türkiye’nin tasarım kabiliyetini ham silikonun ötesine taşıyarak katma değerli bir noktaya konumlandırıyor. Geçmişin İzleri: TESTAŞ’tan Bugüne Çip Serüveni Bugün konuşulan bu başarı, aslında Türkiye’nin 50 yıllık bir birikiminin ve kaçırılan fırsatların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. 1970’li yılların ortasında transistörler etrafında şekillenirken Türkiye, TESTAŞ’ı kurarak bu yarışa tam zamanında dahil oluyor.
Ankara ve Aydın’da modern tesisler planlanıyor, teknoloji transferleri yapılıyor. Hatta bugün hala yaşayan bir teknik hafıza olan YİTAL (Yarıiletken Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı) bu dönemde filizleniyor. Ancak 1980’lerin sonunda Türkiye’nin önüne gelen tarihi bir fırsat değerlendirilemiyor.
Dönemin Samsung yöneticileri Türkiye’yi ziyaret ederek TESTAŞ tesislerini inceliyor ve ortak üretim teklif ediyor. Samsung’un bölgesel bir üs kurma planı, bürokratik engeller ve yatırım sürekliliğinin sağlanamaması nedeniyle rafa kalkıyor.
Yapay zeka teknolojisindeki bu ilerleme, sektörün geleceğine dair önemli sinyaller veriyor. Teknoloji dünyası bu gelişmeyi dikkatle izliyor.





