
Bakan Kurum: İklim krizi bir beka meselesidir
Bakan Kurum, bir otelde SETA tarafından düzenlenen, "COP31'e Doğru Türkiye'de İklim Değişikliği Gündemi, İklim Değişikliği ve Çevre Programı"nda yaptığı konuşmada, günümüzde insanlığın meselesinin, sıradan bir karbon...
No Meeting by June 30 — Where will Trump and Putin meet after that?
Son dakika bilgilerine göre, Bakan Kurum, bir otelde SETA tarafından düzenlenen, "COP31'e Doğru Türkiye'de İklim Değişikliği Gündemi, İklim Değişikliği ve Çevre Programı"nda yaptığı konuşmada, günümüzde insanlığın meselesinin, sıradan bir karbon salınımı meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini, asıl meselenin insan ile doğanın bitmeyen kavgası olduğunu belirtti. Çevre ve iklim yönetimi açısından 1990'lı yılların bir "tecrübesizlik ve plansızlık" dönemi olduğunu dile getiren Kurum, "O günkü yönetimler için çevre sadece belediyelerin çöp toplama işine indirgenmişti. İklim meselesi, ulusal kararların yanından bile geçemeyen, dış politikanın konusu bile olamayan hatta yer yer horlanan bir başlıktı.
Bırakın dünyanın geleceğine dair bir şey söylemeyi, şehirlerimizi bile vahşi depolamadan, kimyasal atıktan, kirli havadan, kirli sudan kurtaramıyorduk. Türk diplomasisinin, Rio Zirvesi gibi küresel iklim masalarında son derece etkisiz ve sadece bir izleyici olduğunu anlatan Kurum, gelinen aşamaya iftiharla bakmak gerektiğini söyledi. Bugün Türkiye'nin iklim diplomasisindeki aksiyonlarının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye'nin oyun kurucu rolünü pekiştiren bir güce dönüştüğünü belirten Kurum, gelinen noktada doğayı bir atık deposu olarak, çevreyi yük olarak gören o zihniyetten bu ülkeyi kurtardıklarını ve Uygulama ve Geleceğin COP'una ev sahibi yaptıklarını dile getirdi.
Gelişmelerin Detayları
Kurum, bugün küresel sisteme bakıldığında suyun, stratejik bir hammaddeye, hatta bir savaş unsuruna dönüştüğünün görüldüğünü ifade etti. Orta Doğu'dan Orta Asya'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya uzanan bu zorlu coğrafyada suyuna hakim olan, toprağını yeşil tutan ve doğayı ezmeden enerji üreten devletlerin, geleceğin oyun kurucuları olacağına dikkati çeken Kurum, şunları kaydetti: "Bugün bölgemizde yaşanan savaşlar enerji krizini tetikliyor, anlamsız ve hiçbir insani duygu taşımayan asimetrik çatışmalar bölgemizdeki, dünyamızdaki petroldeki istikrarsızlığı artırıyor. Bu da bize gösteriyor ki bu istikrarsızlık süreci ve iklim değişikliği doğrudan bir ekolojik beka meselesidir.
Yine yaşananlar göstermektedir ki her ülkenin kendi kendine yetebilmesi kaçınılmaz bir gerçekliktir. Türk devlet aklı, iklim kriziyle mücadeleyi, savunma yapılması gereken bir cephe, fırsatlar sunan bir kalkınma meselesi olarak görmektedir. Dolayısıyla biz bu tespitlerimizi şimdi somut, ölçülebilir ve tavizsiz bir eylem planına dönüştürmek zorundayız hep birlikte.
Toplumun bütün bileşenleriyle bir ortak paydada buluşarak genciyle, yaşlısıyla, sanayicisiyle, üreticisiyle bu mücadeleye ortak olmak durumundayız. Onun için bizim COP31'de de en çok dikkat çekeceğimiz konular su ve gıda güvenliği olacak. Suyun, petrolün yerini alacağı o zorlu yüzyılın şafağındayız.
Bölgesel istikrar ve milli güvenliğin anahtarının su olduğu bir sürece hızla ilerliyoruz.
Bu haber, küresel gündemin en önemli başlıkları arasına girdi. Uzmanlar olası gelişmeleri mercek altına alıyor.





