
Hürmüz: Savaş ile barışın arasındaki 33 kilometre
Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yusuf Bahadır Keskin, Hürmüz Boğazı'nın ABD/İsrail-İran Savaşı'ndaki geçici ateşkese olan etkisini kaleme aldı. ABD / İsrail - İran Savaşı kırılgan görülen bir ateşkes sürecine...
No Meeting by June 30 — Where will Trump and Putin meet after that?
Son dakika bilgilerine göre, Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yusuf Bahadır Keskin, Hürmüz Boğazı'nın ABD/İsrail-İran Savaşı'ndaki geçici ateşkese olan etkisini kaleme aldı. ABD / İsrail - İran Savaşı kırılgan görülen bir ateşkes sürecine girdi.
Cumartesi günü Pakistan'ın ev sahipliğinde İslamabad'da gerçekleşen müzakerelerden herhangi bir sonuç alınamasa da savaşa henüz geri dönülmüş değil. İran'ın gerilimi Hürmüz'e taşıması çatışmanın maliyetlerini coğrafi sınırların çok ötesinde küresel ekonomide yönetilemez krizler doğurma tehdidi üretiyor. Şüphesiz savaş veya barışa giden yolda tek başına bir belirleyici olmasa da Hürmüz, küresel siyasi ve ekonomik hesapları etkileyen önemli bir faktör olarak stratejileri şekillendiriyor.
Gelişmelerin Detayları
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) tarafından "dünyanın en önemli geçiş noktası" olarak tanımlanan Hürmüz, Tahran adına devasa bir stratejik koz niteliğinde. İran, savaş öncesi dönemdeki ABD ve İsrail tehditlerine karşılık, "Hürmüz Boğazı'nı kapatma angajmanını" öne çıkarıyordu. Küresel ticarette deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 20-25'i (günde ortalama 15-20 milyon varil), sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yüzde 20'si Hürmüz'den geçiyordu.
Ayrıca üre, amonyak, fosfat gibi gübrelerin yüzde 35'i ve mikroçip üretiminde dahi kullanılan helyumun yaklaşık üçte birinin yine bu 33 kilometre genişliğindeki su yolundan geçerek Avrupa ve Asya'ya taşınıyordu. Tüm bunlar hesaba katıldığında Hürmüz, "savaşın, coğrafi sınırları buharlaştırdığı" ortaya çıkmaktadır. Hürmüz Boğazı'nın stratejik değerini artıran bir diğer nokta, henüz gerçek ve etkin bir alternatifinin olmamasıdır.
Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Boru Hattı ya da Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Habshan-Füceyre Petrol Boru Hattı (ADCOP) gibi alternatif rotaların kapasitesi 3,5 ila 5,5 milyon varil civarında seyretmekte ve 20 milyon varillik boğaz trafiğini telafi etmekten çok uzak kalmaktadır. ABD'nin, askeri çözüm üretememesi buradaki ikinci önemli noktadır. İran'ın konvansiyonel askeri kapasitesine, donanmasına veya hava unsurlarına ciddi bir zarar verilmiş olsa da boğazı sert güç kullanarak açmak, açık tutmak ve mayınlardan temizlemek; çok riskli, maliyetli ve aylarca sürebilecek bir arayıştır.
Uzmanlar Ne Diyor?
Yani sahada üstünlük kurmak, Hürmüz'de sonuç almak anlamına gelmiyor. Ortalama derinliğin 50 metre civarında olduğu boğaz, deniz araçlarının manevra kabiliyetini sınırlamakla kalmamakta; nakliye şeridinin İran kıyılarına ve adalarına sadece birkaç kilometre uzaklıkta olması, bölgeyi mayınlar ve kara tabanlı silah sistemleri için ideal bir hedef haline getirmektedir. Zira İran'ın ucuz insansız hava araçları (İHA) mayınlar ve kıyıya konuşlu füzelerden oluşan erişimi engelleme ve men etme stratejisi, ABD'nin askeri gücünün bu dar boğazda sıkışmasına yol açarak, saldırılarla sonuç alabilmeyi zorlaştırmaktadır.
Boğazda, klasik anlamda bir "tam kapatma" olmasa da küresel sigorta şirketlerinin, bölgeye yönelen gemilerin teminatlarını iptal etmesi, finansal bir abluka meydana getirdi.
Gelişme, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Diplomatik çevreler konuyu dikkatle izliyor.





