
Neolitik Çağ yemekleri bugüne uyarlandı
Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali kapsamında Akkor, basın mensuplarına 12 bin yıl önce Mezopotamya ve özellikle Karahantepe'de insanların beslenme alışkanlıklarından yola çıkarak...
No Meeting by June 30 — Where will Trump and Putin meet after that?
Dünya gündeminden kritik gelişmeler geliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen Şanlıurfa Kültür Yolu Festivali kapsamında Akkor, basın mensuplarına 12 bin yıl önce Mezopotamya ve özellikle Karahantepe'de insanların beslenme alışkanlıklarından yola çıkarak hazırladığı yemekleri tattırdı. Usta şef menüsünde, Şanlıurfa'nın doğal buğdaylarından hazırlanan ekmek, yanık sadeyağ, koyun yoğurdu, mevsim otları, buğday lapası, kuzu kemikli et, az kavrulmuş Karacadağ pirincinden yaptığı yemekleri Karahantepe'de ilk kez sundu. Akkor, yaklaşık 33 yıldır Türkiye'yi gezdiğini, 15 yıldır da kazı alanlarında çalıştığını ve 5 yıldır da Taş Tepeler Projesi'nin beslenme üyesi olarak araştırmalara katıldığını söyledi.
Taş Tepeler bölgesine ilk geldiğinde, insanların o dönemlerde ne pişirdiklerini, ilk ekmeği onların yapıp yapmadığını, kuzu yiyip, yemediklerini sorguladığını belirten Akkor, "5 yıllık çalışma sonrasında şunu fark ettim. Burası bambaşka bir coğrafya. 12 bin yıldır her depremi, her seli, her ısınmayı, her soğumayı, her kuraklığı, her felaketi aşmış bir Anadolu insanı, Mezopotamya insanı var.
Gelişmelerin Detayları
Bu bölge, dünyanın ortak hafızası ve ortak bilinci. Burası, 12 bin yılda acayip bir direnç kazanmış, doğayla beraber uyumlu yaşamayı öğrenmiş ve bunu bugünlere aktarmış Anadolu insanı, bence bu kazıların en büyük anlamı budur. Taş Tepeler'de en çok ilgisini çeken besinin "buğday" olduğunu belirten Akkor, Anadolu'nun buğdayın vatanı olduğunu ifade etti.
Akkor, bugün Anadolu'da yetişen buğdayın, o gün Karahantepe'deki insanların karnını doyurduğu besin olduğunu söyledi. "Bugün 124 ülkede yetiştiriliyor ve nüfusunun üçte biri kalorisini buğdaydan karşılıyor. Anadolu bütün dünyayı doyuran bir kaynak.
Hazırladığım menüde, Karacadağ pirincinden pilavı göreceğiz. Karacadağ, Diyarbakır'la Urfa arasında. Bilim diyor ki 'bir şeyin yabanisi yetişirse ana vatanı orasıdır.
Uzmanlar Ne Diyor?
' Yabanisinin Urfa'da yetiştiğini biliyoruz. Böylece burası dünyanın bakliyat ambarı. O günden bugüne Anadolu insanı, hala bütün dünyayı beslemeye, insanına dünyayı tanıtmaya yönelik büyük bir yaşam pratiği içinde olmuştur.
Benim de yapmak istediğim aslında bunu göstermekti. " Yemekleri, 12 bin yıl önce insanların yedikleri yiyecekleri "Nasıl pişiriyorlardı? " sorusuyla rafine bir şekilde yaptığını anlatan Akkor, otları biraz çiğ ve bazılarını da pişirerek hazırladığını belirtti.
Buğdayın o dönemde haşlandığı ve kavrulduğunun artık verilerle bilindiğine işaret eden Akkor, sözlerini şöyle sürdürdü: "Taş Tepeler'de ekmeği orijinal buğdayla yeniden yaptık. O dönemde bir ekmek yapma pratiği değil, fırıncılık pratiği olduğunu biliyoruz. Yani tek bir ekmek yapmadılar.
Gelişme, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Diplomatik çevreler konuyu dikkatle izliyor.





