
Türk savunma sanayisi ekonominin lokomotiflerinden biri haline geliyor
Metin Akpınar ? Editör Hakkında Diğer Haberleri 360 Takipçi Metin Akpınar Teknoloji Editörü Teknoloji ve bilim dünyasını seven ve takip etmekten büyük zevk alan Metin, öğrendiklerini ise DonanımHaber okuyucuları ile...
Anthropic — What company has the best second artificial intelligence model at the end of June?
Yapay zeka alanında çarpıcı bir gelişme haberi geldi. Editör Hakkında Diğer Haberleri 360 Takipçi Metin Akpınar Teknoloji Editörü Teknoloji ve bilim dünyasını seven ve takip etmekten büyük zevk alan Metin, öğrendiklerini ise DonanımHaber okuyucuları ile paylaşır. Arkasında Google var: Yapay zeka tüm hastalıkları tedavi edecek 1 sa. Türkiye’de deniz üstü rüzgar dönemi başlıyor: 4 saha belirlendi 16 sa.
Yapay zeka yeni alışkanlık yarattı: Yarı açık laptoplar 15 sa. Tümünü Göster Teknoloji Editörü Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren savunma sanayisi ülkenin kilit unsurları arasında görülmüştü. Özellikle Şakir Zümre Fabrikası, II.
Teknolojik Detaylar
Savaşı yılları öncesinde Yunanistan, Polonya ve Mısır gibi ülkelere uçak bombaları, cephane ve silah ihracatı yaparak Türkiye’nin ilk savunma sanayi ihracatına imza atmıştı. 1940'lı yıllarda Nuri Killigil de kurduğu fabrikada kendi adını taşıyan tabancalar, uçak bombaları ve cephaneler üretip ihracat gerçekleştirmişti. O dönemde gerçekleştirilen girişimler sürdürülebilir bir ihracat modeline dönüşemese de Türkiye’nin kendi savunma ihtiyaçlarını yerli imkanlarla karşılayabilme hedefinin temelleri cumhuriyetin ilk yıllarında atılmıştı.
Ancak Marshall Yardımları ve NATO üyeliği sonrasında dışarıdan hazır alıma yönelinmesi, yerli savunma üretiminde uzun yıllar sürecek bir duraklama dönemini beraberinde getirdi. Türkiye’nin modern anlamdaki savunma sanayii dönüşümü ise 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında kurulan ASELSAN, TUSAŞ ve benzeri vakıf şirketleriyle yeniden hız kazandı. Bölgesel satışlardan küresel dev anlaşmalara 1990’lı yıllarda bölge ülkelerine yapılan zırhlı araç satışları Türkiye’nin savunma ihracatında yeni bir dönemin habercisi olmuştu.
Ancak o yıllar ve 2010’lara kadar Türkiye’nin önceliği kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmekti. Asıl kırılma ise 2010’lu yıllarda yaşandı. Kara, hava, deniz ve insansız hava platformlarının uluslararası pazarda ilgi görmesiyle Türkiye, savunma sanayisinde yalnızca ihtiyaçlarını karşılayan değil, aynı zamanda küresel ölçekte rekabet eden bir ülkeye dönüştü.
Sektörel Yansımalar
Bu süreçte dikkat çeken anlaşmalar peş peşe geldi. 5 Temmuz 2018’de Pakistan ile imzalanan 4 adet MİLGEM korveti satışı, Türk savunma sanayisinin deniz platformlarında ulaştığı seviyeyi ortaya koydu. Mayıs 2021’de Polonya’nın 24 adet Bayraktar TB2 satın alma kararı ise Türkiye’nin NATO ve Avrupa pazarındaki etkisini artıran kritik gelişmelerden biri oldu.
18 Temmuz 2023 tarihinde Baykar ile Suudi Arabistan arasında imzalanan AKINCI T ihracat anlaşması ise Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tek kalemde gerçekleştirilen en büyük savunma ve havacılık ihracatı olarak kayıtlara geçti. Ancak bu rekorun ömrü çok uzun olmadı. Haziran 2025’te Endonezya ile imzalanan ve 48 adet KAAN 5.
nesil savaş uçağının satışını kapsayan, değeri 10 milyar doların üzerindeki proje Türkiye savunma sanayisinin ulaştığı yeni ölçeği ortaya koydu.
Bu haber, yapay zeka alanındaki rekabeti daha da kızıştıracak nitelikte. Sektör uzmanları, gelişmenin uzun vadeli etkilerini değerlendiriyor.





