
Aynı sıcak, farklı hayatlar: Kim serinliyor, kim yanıyor?
İklimTürkiyeAynı sıcak, farklı hayatlar: Kim serinliyor, kim yanıyor?Pelin Ünker01.07.20261 Temmuz 2026Aşırı sıcaklar sadece iklim değil, aynı zamanda eşitsizlik ve halk sağlığı meselesi. Gelir, konut ve yaşanılan...
July 31 — İsrail x Hizbullah ile kalıcı barış anlaşması...?
Son dakika bilgilerine göre, İklimTürkiyeAynı sıcak, farklı hayatlar: Kim serinliyor, kim yanıyor? 20261 Temmuz 2026Aşırı sıcaklar sadece iklim değil, aynı zamanda eşitsizlik ve halk sağlığı meselesi. Gelir, konut ve yaşanılan mahalle, serinleyebilme şansını belirliyor.
bu hafta yüksek sıcaklıklar bekleniyorFotoğraf: AP Photo/Emrah GurelReklamEnerji yoksulluğu uzun yıllar daha çok kış aylarında evini yeterince ısıtamayan haneler üzerinden tartışıldı. Ancak iklim krizinin etkileri bu tartışmaya yeni bir boyut ekliyor. Avrupa'da giderek daha fazla kullanılan "serinleyememe yoksulluğu" (cooling poverty) kavramı, yaz aylarında evini güvenli bir sıcaklıkta tutamayan haneleri tanımlıyor.
Gelişmelerin Detayları
Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi'nin (JRC) son raporuna göre Avrupa Birliği'nde her dört haneden biri yaz aylarında evini yeterince serin tutamıyor. En düşük gelir grubunda bu oran yüzde 34,8'e, enerji faturalarını ödemekte zorlanan hanelerde ise yüzde 47,8'e yükseliyor. Rapora göre kışın evini yeterince ısıtamayanların yüzde 57,5'i yaz aylarında da serinleyemiyor.
Bu bulgular, enerji yoksulluğunun artık sadece kış aylarına özgü bir sorun olmadığını ortaya koyuyor. Türkiye'de ise "serinleyememe yoksulluğu" doğrudan ölçülmüyor. Ancak Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yaşam koşulları, konut ve enerji tüketimine ilişkin verileri, yaz aylarında serinleyebilmenin de giderek gelir düzeyi ve konut koşullarıyla bağlantılı hale geldiğine işaret ediyor.
2025 Yaşam Koşulları Araştırması'na göre Türkiye'de nüfusun yüzde 19,6'sı evini yeterince ısıtamıyor. Medyan gelirin yüzde 60'ının altında kalan en düşük gelir grubunda ise bu oran yüzde 50,5'e yükseliyor. Konutların fiziksel durumu da bu tabloyu destekliyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Düşük gelirli hanelerin yüzde 45,9'u çatısı akan, nemli ya da pencere ve doğramaları yıpranmış evlerde yaşıyor. Yüzde 44,9'u ise yalıtım sorunuyla karşı karşıya. Yalıtımı yetersiz binalar yalnızca kışın ısı kaybına neden olmuyor, yaz aylarında da içeride biriken sıcaklığın dışarı atılmasını zorlaştırarak evlerin daha fazla ısınmasına yol açıyor.
Veriler, sıcak hava dalgalarının etkisinin yalnızca sıcaklığa değil, gelir düzeyi ve barınma koşullarına da bağlı olduğunu gösteriyor. Yazın da enerji yoksulluğu 'ye konuşan Mekanda Adalet Derneği İklim Adaleti Programı Koordinatörü Yağız Eren Abanus, Türkiye'de serinleyememe yoksulluğunun sanılandan daha yaygın olduğunu, ancak sorunun yeterince tartışılmadığını belirtiyor. Abanus'a göre bunun en önemli nedenlerinden biri, aşırı sıcakların sağlık üzerindeki etkilerini düzenli olarak izleyen veri sistemlerinin ve risk altındaki gruplara ulaşacak erken uyarı mekanizmalarının bulunmaması.
Abanus, bu eksikliklerin serinleyememe yoksulluğunun gerçek boyutunun görünür hale gelmesini de zorlaştırdığını söylüyor: "Hayatı felç edecek düzeyde yaşanan aşırı sıcak dönemlerin dışında bu konuyu konuşamıyoruz.
Gelişme, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Diplomatik çevreler konuyu dikkatle izliyor.





